8 Mayıs 2010 Cumartesi

2 el otomobillere satış lara sabit plaka darbesi

Mayıs’ta yürürlüğe giren sabit plaka uygulaması galericilerin yanı sıra vatandaşları da kara kara düşündürüyor. Zorunlu nedenlerle ve Bakanlık izni olmaksızın plaka değişimine müsaade edilmesi araç satışlarına da darbe vurdu.




1 Mayıs itibarıyla yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik kapsamında, mevcut tescilli araçların plaka numaraları ile ilk defa tescil edilecek araçlara verilecek plaka numaralarının, bazı haller dışında hurdaya ayrılıncaya kadar değiştirilemeyeceği uygulamasının yürürlüğü girmesi ile galericiler kara kara düşünmeye başladı.



Tescil plaka numaralarının, sadece can ve mal güvenliğinin gerekli kılındığı hallerde, araç sahibinin yazılı müracaatına bağlı olarak, ikamet ettiği yerin mülki amirinin talebi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile değiştirilebileceği uygulaması başta Doğu Anadolu Bölgesi olmak üzere birçok kullanıcıyı mağdur etti.



Uygulama en çok galericileri vurdu. İkinci el araç alıp satan galericiler, doğudan getirdikleri ya da batıdan getirdikleri araçları satamaz duruma geldiler. İkinci elde müşterilerin özellikle bazı bölgelere ya da illere ait araçları ‘temiz’ olsa bile plakaları yüzünden almadıkları belirlendi.



Galericiler uygulamanın sıkıntıları olduğunu ve satışlarının durduğunu belirterek bu konuda acilen değişikliğe gidilmesini istediler…Plakalarla ilgili olarak bazı vatandaşlar da şehir dışına çıktıklarında, bazı bölgelerde şehirlerin ağırlıklı siyasi görüşlerinin araca zarar verilip verilmemesinde etkili olduğunu düşünüyor.



PLAKAYA GÖRE MUAMELE



Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız İstanbul Otomobil ve Galeri İşletmecileri Derneği Başkanı Zeki Akbal, uygulamanın henüz yeni olması nedeniyle tam sonuçlarının analiz edilememesi ile beraber, birtakım sıkıntıların kendilerini gösterdiğini ifade etti.



Akbal “Önceki uygulamada araç satıldığında ya da el değiştirdiğinde plaka da değiştiriliyordu. Şimdi plakaları araçlar üzerinde sabitlendi. Önceki uygulamaların da dezavantajları vardı. Hasarlı araçlar şehir dışına çıkarılıp plaka değiştirilip yeni plakalarla hasarsız olarak sunuluyordu. Şimdi yeni uygulama ile bunun önüne geçilse de İstanbul’daki bir vatandaşın Anadolu’dan gelecek araca binmek istemeyebilir” dedi.



Bu konuda bir çalışma yaptıklarını ve uygulamanın sağlıklı olmadığına dair açıklama yapacaklarını anlatan Akbal, artık alım satımlarda 'şehir dışı plakaları almayalım mı' diye tereddüt yaşadıklarını söyledi. Bu konuda sıkıntıları olduğunu ifade eden Akbal, kararın bürokraside bir takım kolaylıklar getirse de vatandaşın işini zorlaştıracağını düşünüyor.



PLAKA ARACA DEĞİL ŞAHSA AİT OLMALI



Akbal plakların Avrupa’daki gibi araca değil şahsa ait olması gerektiğini daha önce de ilgili birimlere teklif önerdiklerini söyledi. Akbal; İstanbul’da günde ortalama 1500-2000 adet otomobil satıldığını ve bunların yüzde 10’unun Anadolu’ya gittiğini hatırlattı.



Anadolu’da İstanbul plakasına rağbetin az olduğunu artık plakaların hangi ile satılırsa satılsın plakasının değişmemesinin ise ticarette dezavantaj oluşturduğunu söyledi.



Akbal İstanbul’daki eski araçların Anadolu’ya dağıldığını ve bunların yerine yenilerinin trafiğe katıldığını ifade etti. Yeni uygulama ile bu araçların Anadolu’ya gitmemesi nedeniyle sıfır araç satışının da etkileneceğinin altını çizdi.



Trafikteki eski araçların Anadolu’ya gittiğini anlatan Akbal,Anadolu’nun bir bakımda İstanbul’un araba çöplüğü olduğunu eski toros, broadway, şahin vb araçların trafikten kaybolmadığını ya da çıkmadığını, bunların Anadolu’ya gönderildiğini kaydetti.



GÜVENLİK KONUSUNDA ARTISI EKSİSİ



Yeni sistemin güvenlik açısından faydası olduğuna inandıklarını anlatan Akbal noterlerde aracın çalıntı ya da farklı yasal olmayan durumu varsa bunun tespit edilebileceğini belirtti.



Önceki sistemde satış işlemlerinin anlık yansımadığını çalıntı bir aracın kısa sürede plakası değiştirilerek satılabildiğini ve alıcının mağdur olduğunu anlatan Akbal yeni sistemin buna müsaade etmediğini bildirdi.



Sistemin güvenlik açısından bazı dezavantajları da olduğunu söyleyen Akbal bazı illere ait plakaların vatandaşlar tarafından kullanılmasının da istenmeyeceğini belirtti. Güvenlik açısından da sıkıntılar olabileceğini vurgulayan Akbal ‘Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek olmadığını, Avrupa’da plakaların şahışlara ait olduğunu, trafik cezalarında da şahsa ait plakaların avantaj sağlayacağını söyledi.



ALTYAPI SORUNU ÇÖZÜLMELİ



Değişikliğe gidilirken noterin devreden çıkmasını bekleyen vatandaş Trafik tescil’in devreden kalktığını ve polis meşgul edilmediğini, özellikle noter fiyatlarının düşmesi ile de kolaylaştığını belirtti. Akbal, noterlerde birtakım sorunlar yaşandığını ve bunun noterle polisin altyapısının yeterince entegre olmamasından kaynaklandığını anlatırken uygulamanın daha faydalı olacağına inanıyor…



Maliyetlerin düşmesi ikinci elde devir işlemlerinin maliyeti üst sınır olarak 100 TL civarında gerçekleştiriliyor. Her yıl 400-500 bin aracın trafiğe girdiği ve 17 milyonun üzerinde motorlu taşıtın bulunduğu Türkiye’de uygulamanın net sonuçları gelecek dönemde daha fazla gün yüzüne çıkacak.
alıntı

Haber7

7 Mayıs 2010 Cuma

elektirikli otomobil yayaya seslenecek


Gelecekte pazar payları artacak ve giderek konvansiyonel otomobillerin yerini alacak elektrikli otomobillere, yayaların duymaları ve yollarına çıkmamaları için her marka ve modele özgü bir ses verilmesi öngörülüyor

Teknoloji sitelerinde yer alan habere göre, yol güvenliği uzmanlarının bu
"sıfır" emisyona sahip "yeşil" araçların ürkütücü bir biçimde sessiz olmalarının kaza ve ölüm riskini arttırdığı yönündeki ısrarlı uyarılarından sonra, Avrupa Birliği, Japonya ve ABD'de standartları belirleyen kurumlar, üreticilere aralarında konvansiyonel motor sesinden Yıldız Savaşları'nın bilim-kurgu seslerine kadar bir dizi ses için izin vermeyi düşünmeye başladı.




Yetkililer, elektrikli otomobil üreticilerine, yolda farkedilmelerini sağlayacak biçimde her marka ve modele özgü bir ses verilmesini dahi değerlendiriyorlar.



Sessiz elektrikli araçların yayalar için yarattığı tehlikeye dair Kaliforniya Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre, melez motorlu araçlar, yayalar tarafından farkedilmeden önce normal patlamalı motorlu araçlara oranla yüzde 40 daha fazla yaklaşıyorlar.



İngiltere'deki Warwick Üniversitesi de, ülkenin Batı Mitlands bölgesinde elektrikli otomobil üreticileriyle bu ay içinde çeşitli sesleri test edecek.



Bir elektrikli test aracı her hafta değişik bir sesi test edecek ve ekipler de yayaların bu seslere tepkilerini ölçecek.



Denenecek sesler arasında Yıldız Savaşları filminin bilim kurgu sesleri de bulunuyor.



Uzmanlar, elektrikli otomobillere özellikle yavaş giderken bir ses vermenin yayalar açısından önemli olduğunun altını çiziyorlar. Bu tür araçların ancak yaklaşık 35 km hızdan sonra lastiklerinin yolla teması sonucu çıkardığı sesin duyulabildiğine işaret ediliyor.
AA

5 Mayıs 2010 Çarşamba

YENİ AUDİ A8 GELDİ

audi teknolojiyle lüks sınıfının  modeli  arasında yer alan  audi a8
*Audi’yi üst sınıfta temsil eden amiral gemisi A8, yenilenen üçüncü nesliyle ülkemizde Türkiye’de satışa sunuldu.

 4.2 lt’lik benzinli ve dizel V8 motor seçenekleriyle satışa sunulan aracın başlangıç fiyatı 350 HP gücündeki dizel versiyonda 182.453 Euro iken, 372 HP gücündeki benzinli versiyonun başlangıç fiyatı 185.453 Euro olarak belirlenmiş.

*Keskin geometrik çizgilerin bolca kullanıldığı yeni A8 selefine göre büyüyüp ağırlaşırken, markanın sportif orta sınıf modeli A4’ü hatırlatan çizgilere yer verilmesi dev sedanın olduğundan daha kompakt ve dinamik görünmesini sağlıyor.

*5137 mm’lik uzunluğuyla sınıfının en büyükleri arasında yer alan araçta 4 tekerlekten çekiş sistemi her iki motor seçeneğinde de standart olarak sunuluyor.

* LED’li gündüz farlarına sahip çift xenon farların standart olarak sunulduğu araçta tam LED farlar ise opsiyon listesinde yer alıyorlar. 800 Nm’lik heybetli tork değeriyle dikkat çeken dizel versiyon 5.5 saniyelik 0-100 km/s hızlanmasıyla spor otomobillere kafa tutarken, 7.6 lt/100 km’lik ortalama tüketim değeriyle ise neredeyse kompakt sınıf değerleri sunuyor.

* Türkiye’de normal dingil mesafeli versiyonuyla satışa sunulan Audi A8’in 13 cm uzatılmış versiyonu olan A8 L W12 ise dünyaya ilk kez Pekin Otomobil Fuarı’nda merhaba diyor.

* 500 HP gücünde 6.3 lt’lik W12 motorun görev yaptığı araç özel ön ızgarasıyla farklılaşırken, üstün Audi’nin en can alıcı detayı şüphesiz, uçakların business sınıfını hatırlatan ayak uzatma bölümlü arka koltukları olacak.*

30 Nisan 2010 Cuma

küçük suzuki ülkemiz de türkiyede


küçüçük suzuki  minik  türkiye pazarına yeniden girdi ve satışa sunulmaya başladı.
suzuki alto  2006 dan bu yana ara veren suzuki  tekrar  satışa başladı
23.250 tl den  başlayan  parayla  satışa girdi  yeni ürünü ile başladı.

türkiye pazarında 4X4 veya küçük modelleriyle   bilinen  japon  firması olan suzuki  japon üretiçisi suzuki ,ürün gamındaki  küçük ve ekonomik  modeli olan  ALTO  da dahil oldu.

3.5 metrelik olan alto türkiyede tüketilen en kısa 5 kapılı otomobil lerinden biri  yuvarlak farlarına   ve büyük hava girişli  arka kısmında bagaj  kapagı ve  üçgen  stop larıyla  dikatı üzerine cekiyor.

Peugeot 107 ve Citroen C1’de olduğu gibi arka kapılarında kelebek camların kullanıldığı araçta 1.0 lt’lik benzinli bir güç ünitesi görev yapıyor.

 3 silindirli motor 67 HP güç üretirken, 5 ileri manuel şanzımanlı versiyonun ortalama yakıt tüketimi 4.4 lt/100 km iken bu değer Suzuki Alto’yu Türkiye pazarında satılan en düşük ortalama yakıt tüketimine sahip benzinli model yapıyor.

Manuel şanzımanla 155 km/s maksimum hıza ulaşan Suzuki Alto’da aynı zamanda 4 kademeli otomatik şanzıman seçeneği de mevcut.

Tek donanım paketiyle ithal edilen araçta ABS, ön ve yan havayastıkları, immobilizer, elektrikli ön camlar, uzaktan kumandalı merkezi kilit, manuel klima ve hidrolik direksiyon standart olarak sunuluyor.

25 Nisan 2010 Pazar

Toyota RAV4

Japon üreticisi olan Toyota’nın SUV sınıfındaki temsilcisi RAV4. Toyota RAV4 kendi sınıfı içerisinde en az arıza çıkaran ve değerini en az kaybeden otomobillerden birisi.




Artık otomobil tüketicilerinin tanıdığı bildiği Land Cruiser ve diğer arazi koşullarına uygun pick-up’lar ile Toyota şöhretini iyice yüceltmiş durumda. 1994 senesinde tüketicilere sunduğu RAV4 modeli ile yeni bir segmente de öncülük yaptı. Toyota’nın SUV (Sport Utility Vehicle) segmentindeki öncüsü RAV4′ün rakipleri de çok güçlü. Bunlardan bazıları; Honda CR-V, Nissan X-Trail, Mitsubishi Pajero Pinin ve Land Rover Freelander



Ülkemizde sadece 2.0 lt motor ve 5 kapılı seçeneğiyle satışı yapılan RAV4, Avrupa’da 1.8 lt 125 Beygir ve 2.0 lt 128 – 129 – 150 Beygirlik VVT-i (Variable Valve Timing-intelligence – Değişken Subap Zamanlama) motor seçenekleriyle yer alıyor. Üstelik Toyota RAV4′ler pazarda 3 ve 5 kapılı olarak yer almaktalar. İç mekan olarak pek etkileyici olmayan otomobil için halen piyasaya çıktığı yılların izlerini taşıdığını söyleyebiliriz. Toyota Yaris’lerde gördüğümüz direksiyon sistemi RAV4′te biraz küçük duruyor. Eleştirdiğimiz bu iç mekanda kulanılan malzemeler 2000 senesinden önce üretilen modellerine göre daha kaliteli. RAV4′ün 400 lt olan bagaj hacmi arka koltukların ileri-geri hareket ettirilebilir olmasından dolayı 970 lt’ye kadar genişleyebilmekte.



Fren Sistemi arızaları Toyota RAV4′ün gideremediği sorunları arasında.







Toyota RAV4

Toyota RAV4′ün tarihsel gelişimi;